DİLEK BİRDİNÇ KUTZLİ

 

______________________________________________________________________________________________________________________________

İspanya'nın Avant-Garde sanatçılarından biri olup kendine özgü gizem dolu bir espri içinde lekece (Taşizm) ve Dışavurumcu biçim özellikleri taşıyan resimleriyle tanınır.

Gençliğinde birçok hastalık geçirmiş, 1942'de sanatoryumsa kaldığı iki yıllık süre içinde Vangogh ve Picasso'nun resimlerinin kopyalarını yaparak resim öğrenmiştir. 1943-46 arasında Barselona Üniversitesi'nde hukuk öğrenimi gören Tapies, 1944'te bir yandan desen atölyesinde kurslara katılmış, 1945'te ise KOLAJ'lar, toprak, grafitti ve ipliklerle çeşitli çalışmalar yapmıştır. Sartre ve Heidegger'in felsefelerine merak saran, şairlerle dostluk kuran sanatçı 1947'de ilk özgün baskılarını üretmiştir. 1948'de Gerçeküstücülük ilkelerini benimseyen DAUAL SET grubuna katılmış, 1951'e değin bu topluluğun üyesi olmuştur.

İlk suluboyalarını şair Joan Brossa'nın şiirleri için yapmış ve 1950'de burslu olarak Fransa'ya giderek bir yıl Belçika ve Hollanda gibi ülkeleri gezmiştir.
1952'de Gerçeküstücü resmi bırakarak daha geometrik bir usluba yönelen Tapies, 1953'te New York'a gittiğinde kağıtları yırtarak yapıştırarak, sürterek birtakım avant-garde kolaj çalışmaları yapmış ve kendine özgü bir YOKSUL SANAT geliştirmiştir. Bu yıllardan sonra Doğu felsefesini incelemiş ve Dışa vurumcu esprideki serbest üsluplu çalışmalarında insanın psişik dramını, doğayla olan gizemli ilişkisini dile getirmeye çalışmıştır. 1957'de Madrid'de EL PASO grubunun kurucu üyeliğini yapan sanatçı, 1960'lardan sonrada tiyatro sahnesi tasarımları, duvar resimleri ve yine şair Brossa'nın kitabı için resimler gerçekleştirmiştir. 1970'de ilk kez heykelle ilgilenmeye başlamış, aynı zamanda da BİRLEŞTİRME tekniğini kullanarak yeni çalışmalar, kolajlar ve suluboyalar yapmıştır.Tapies'nin resimleri çok keskin sınırlamalar içinde biçimlenmez. Her resminde içten gelen bir fırça darbesinin ve yine iç dünyasını anlatan lekelerin egemen olduğu, yanlız öğelerin farklılaştığı bir tavır görülür. Bazen karalamalar ya da yazı, yapıştırılmış bir kağıt parçası, bir el, bir "X" ya da kendini simgeleyen "T" işareti, buruşturulmuş kağıt üstüne bir parmak izi ya da yara bandı, büyük bir tuvalin simsiyah fonu üstüne yapıştırılmış bir zarf, Tapies'in özgün ve zengin biçim çeşitlemelerini oluşturur.

Kaynak: J.N.Erzen

ANTONI TAPIES

 

ANTONI TAPIES 1923, Barselona - İspanyol Ressam Abstract Expressionist
©dilek birdinç kutzli 2012
ANTONI TAPIES

Tàpies'in erken dönem eserlerinde doğu felsefesi Max Ernst, Paul Klee'nin ve Joan Mirò'nun sanatı etkendir. Miro da Tapies gibi Barcelona'da yaşıyordu ve Tapies'in ona hayranlığı daha sonra hayat boyu arkadaşlığa dönüşmüştü. Aslında Klee de Miro'yu etkilemişti. Böylece Miro ve Tapies'in beslendikleri ilham kaynaklarından birinin Klee olması da onlara bir yakınlık sağlamıştı.

Bu ilham kaynaklarından bir diğeri de şair Joan Brossa olmuştu. Hem Miro hem Tapies şairin şiirlerinden ve dramatik çalışmasından etkilenmişlerdi. 1949 ve 1950'de Tapies başka alanlara doğru keşfe çıkarken tanıştığı Brezilya konsolosu Joao Cabrol onda sosyal gerçekçilik ve Sosyalizm tohumlarını ekti. Bu akım Dau al Set ekibini de etkiledi ve formalizmin tüm argümanlarını, Sürrealizm'i ve soyut resmi aşan Sosyalist Realizm akımı güçlendi.

1950'de Paris'e giden Tapies, burada Max Ernst'in ''Doğal Tarih'' adını taşıyan frotaj serisine karşılık aynı adı taşıyan ama sosyal içeriğe sahip bir resim serisi gerçekleştirdi. Sanatçı bu seride doğanın transformasyonunu, evrimini, toplumu ve en son aşamada toplumdaki sınıf mücadelesini resmederek Sürrealizm'de eksik bulduğu sosyal bilinci yerine oturtuyordu. 1952 sonrası Tapies'in resmi soyut bir karaktere büründü. Birbirini tamamlayan renkler, geometrik ve organik formlarla yaratılan alternatifler ve plastik hatırlatmalar bu dönemin ana unsurlarıydı. Bu dönemde sosyal mesaj taşıma zorunluluğuyla kısıtlanan akımdan özgürleşen Tapies, renk ve forma konsantre olarak plastisizme dönüş yapıyordu. Arayışları onu malzeme kullanımında da çeşitliliğe götürüyor, renkli kil, kırık mermer, kum gibi maddelerle tuvali ve yarattığı etkiyi sürprizlere açıyordu.

Tüm bu akımların ve arayışların sonunda büyük sanatçı soyut ile somutu, içerik ile formu gerçek ile rüyayı birbirine karşıt unsurlar olarak değil de bir uyum ve beraberlik içinde bütün oluşturacak biçimde bir araya getirdi. Dehası onu tüm bu tecrübeleri bir sentez halinde birleştirmesini sağladı.

Çağımızın ünlü Modern Sanat ustalarından ve düşünürlerinden Antoni Tapies'in örnek oluşturan bu girişimi, sanat ile toplum arasında sıcak ve yakın bir köprü oluşturmakta. Hele Modern Sanat gibi anlaşılması zor bir alanda sanatın marjinalleşme riskine karşın halk kitlelerindeki çekingenliği, anlamama korkusunu, sanatın ancak elit kesimlerin alanında yer aldığı önyargısını ortadan kaldırmak için topluma sanat eserlerini, arkasındaki düşünce ve görüşü de anlatan bir eğitim anlayışı ile vermek bu vakfın en büyük başarısı oldu.

Çağımızın ünlü Modern Sanat usta ve düşünürlerinden Antoni Tapies'in doğduğu kent olan Barcelona'da kendi adına açtığı vakıf (Fundacio Antoni Tapies), sanatta modernizmin anlaşılması ve yeni sanatçıların yetişmesi için örnek bir konuma sahip.

Kaynak: http://www.ekavart.tv