DİLEK BİRDİNÇ KUTZLİ

 

______________________________________________________________________________________________________________________________

Hermann Nitsch, 1960’lı yılların basında Viyana’da bir dizi performans
gerceklestirmis ve bu performanslarında, yasam coskusunu, sınırsız ozgur neseyi ovmus, on plana cıkarmıstır. Nitsch, dini formları yeniden yorumlamıstır. Amacı, sanatcının ayini ile toplumun arındırılmasıdır. Dini formların belirlediği rahip tanımının dısına cıkarak, bir iyilestirici, bir rehber, bir sifa dağıtıcısı gorunumune, konumuna yerlesir. Ayine katılanlar ise bireysel kimliklerini terk ederek, bir ozumseme, parcalanma, kendini terk etme ve kendini bulma surecinden gecmektedirler.

Nitsch, 1965’te Otto Muehl, Gunter Brus ve Rudolf Schwarzkogler’in de
katılımı ile Wiener Aktionismus (Viyana Aksiyonu) grubunu olusturmustur. Bu grup sanatcılarının calısmalarında kendini bozma, kendini sakatlama ve kendini kurban etme, adak etme temaları esas alınmıstır. Saman aktiviteleri ile pek cok bakımdan benzesen bu isler, izleyiciyi sok eden, tiksindiren ortamlar yaratmıstır.

Fakat sanatcının amacladığı sey iğrendirmek ya da sok etmek değildir. Nitsch, performanslarında yasam ile sanat arasındaki esiği asmaya calısır. Bu dusunce, 45 eylemlerini gerceklestirirken kullandığı malzemelerin secimini de etkiler. Malzemeler, et ve kan gibi gundelik yasamımızın icinde olan, hatta yasamımızın devamını sağlayan seylerdir. Sanatın kutsallığı ve butun tabular onun aksiyonlarında yıkılmaya mahkumdur. Bunu malzemelerin seciminde ve kullanımında da gormek mumkundur.
Orneğin, 1960’larda yaptığı bir dizi resimde boya yerine adet kanı gibi malzemeler kullanır. Nitsch nereden geldiğimiz konusunda ciddi bir hassasiyet tasır ve boyanın yerine dıskı ve kan kullanılmasını bu hassasiyetle acıklar. Ona gore ne de olsa dıskı da kan da kuruduklarında aynı rengi alır ve bu da estetik anlamda ozdes olduklarının delilidir. Butun bu gostergeler aynı zamanda sanatın yucesizlestirilmesi amacına da hizmet eder.

Nitsch’in 1998 yılında gerceklestirdiği Orgien Mysterien Theater (Gizemli
Alem Tiyatrosu) adlı performansı bunun en iyi orneğidir ve tipik bir Nitsch seremonisi
olarak su sekilde sahnelenir:

1.Prelud-(a) Kalabalık bir bandodan yukselen neseli bir muzik, acık havada sofralar kurulmus gunes parlıyor, senlik havasında mutlu insanlar;
(b) Bandonun yerini bir kuartet alıyor, oda muziği klasik muzik keyfi;
(c) Yakındaki bir kalede calınan orgdan, kasvetli, gizemli bir melodi duyuluyor; orgun basında Nitsch var, ayinin basladığını haber veriyor.

2.Eylem- (a) Kamera bizi kaledeki odalardan birine goturuyor. Seyirciler beyaz ortulu uzun bir masada oturuyorlar. Muzik kakofoniye donusuyor, sangırtı,ıslıklar, davullar. Giderek yukselen gurultu birden kesiliyor.
(b) Sessizlik. Beyazlar giymis uc adam yavas adımlarla beyaz kumasa yaklasıyor. Kumasın onunde, bas asağı carmıha gerilmis bir kuzu. Ortadaki adam cuppesini cıkarıyor, ellerini hayvan lesinin uzerine koyup duruyor. Nitsch adamın sırtından asağı birkac bardak kan dokuyor. Adam doğruluyor, cuppesini tekrar giydiriliyor, gozleri ve elleri bağlanıyor, seyircilerin arasına geri gonderiliyor. Muzik. Adam kollarını carmıhtaki gibi iki yana acmıs, ayakta duruyor; Nitsch ona icmesi icin kan veriyor; kan oyuncunun beyaz cuppesinden akıyor.
(c) Cıplak adam kollarını carmıhtaki gibi iki yana acmıs, bu kez yere yatıyor. Cinsel organının uzerine bağırsak (veya beyin) yerlestiriliyor ve Nitsch adamın uzerine kovalar dolusu kan dokuyor. Tekrar, adama icmesi icin kan veriliyor. Uzun bir sure bu kanla vucudunu ovuyor, acıkca keyif alıyor. Kulak tırmalayan sesler esliğinde, sedyeyle olay mahalinden uzaklastırılıyor; gurultu kesiliyor, ardından buyuleyici bir keman.

3. Bitis- (a) Tef ve davul esliğinde bağırsakların yığını uzerinde dans. Yuzleri ve cuppeleri kan. Dusmemek icin yukardan sarkıtılan ipe tutunuyorlar.
(b) Nitsch’in seyircileri kutsaması; gencler ve seyirciler dağılıyor.

Nitsch, uc gun suren bu gosteri ile, kokeni Aristo’ya kadar dayanan, Freud’un ise 19. yuzyılda tıp alanında psikoterapi yontemi olarak hastalar uzerinde uyguladığı katarzis (arınma) tekniğinde olduğu gibi, kendi yontemi ve araclarıyla toplumsal bir ayin gerceklestirmeyi amaclamıstı.
Hatırlanacağı uzere, Freud’un uyguladığı katartik teknik, hastanın hipnotize edilerek bilinc kapsamının genisletilmesi temeline dayanıyordu; hastalık belirtisinin yok edilmesi amacını guduyor, hastayı belirtinin kendini ilk kez acığa vurduğu ruh durumu icerisine koyarak amacına ulasmaya calısıyordu. Soz konusu ruhsal durumda hasta, o zamana kadar bilincinden cıkıp gitmis birtakım anıları, dusunceleri, icgudusel
istekleri yeniden yasıyor ve bu yasantıları siddetli duygusal dısavurumların esliğinde hekime bildirir bildirmez belirti kaybolarak ileride bas gostermesi onleniyordu (Freud, 1996:7).

Freud’dan farklı olarak Nitsch’in katarzis yontemleri bireyin değil toplumun arındırılmasını amaclamıs, bunu gerceklestirmek icin kendine ozgu araclar kullanmıstır. Sanatcının aksiyonları, psikiyatrik tıbbın birey uzerinde 18. yuzyıldan beri belirgin bir sekilde kurmaya calıstığı iktidara bir karsı cıkıs olarak da değerlendirilebilir. Cunku Foucault’a gore (2003:49) psikiyatrik aygıt iyilestirmek icin değil, belirli bir insan
kategorisi uzerinde belirli bir iktidarı isletmek icin kurulmustur. 17. yuzyılda cesitli nedenlerle kapatılma evlerine toplanıp, 18. yuzyıl sonunda
sınıflandırılmaya baslanan, toplumsal normlara gore normal olmadığı dusunulen insanlar, 19. yuzyılda psikiyatrinin gelismesiyle normal olarak kabul edilebilecek bireylere donusturulmeye calısılmıstır. Psikiyatrinin hipnotize ederek, ruhsal asırılıklardan arındırıp, ehlilestirmeye
calıstığı birey, Nitsch’in aksiyonlarında, asırılıkları baskı altına alınarak değil, tam tersine (eylemin kontrolorunun cizdiği sınırlar cercevesinde) olabildiğince ozgur bırakılarak arındırıldığı bir surecin icindedir. Cunku Nitsch, cağdas insanın, gundelik yasamda bastırılmıs ilkel saldırgan gudulerini dısa vurma olanağından yoksun kaldığı gorusundedir ve bu yoksunluğu torensel eylemler ile gidermeye calısır. Modernliğin
bireysellestirici bir anlayısının tersine Nitsch, toplumsal beden kavrayısı ile tabulara ve normallestirme araclarına karsı kolektif bir bilinc yaratmanın olanaklarını kendine ozgu estetik anlayısı cercevesinde sorgular.

Kaynak : Gökçen Meryem KILINÇ; Bedenin iktidar kavramına karşıt bir öge olarak vücut ve perfomans snatında kullanılması, Yüksek Lisans Tezi, Hatay 2007

HERMANN NITSCH - Denetim toplumunda iktidara direniş biçimi olarak sanat
©dilek birdinç kutzli 2012