DİLEK BİRDİNÇ KUTZLİ

 

______________________________________________________________________________________________________________________________

Kavramsal Sanat adına yapmıs olduğu calısmalarıyla akımın onde gelen
isimlerinden biri olan J. Kosuth Sanat ve Dil Grubu’nun uyelerindendir. Felsefe eğitimi alan sanatcı dusuncenin onemi uzerinde durarak sanat yapıtının aslında dusuncenin kendisi olduğunu belirtmeye calısmıstır. Onun icin akıl daima on planda olup, sanat yalnızca nesneye ve onun bicimsel gercekliğine bağlı değildir. Kosuth nesne kullanımını ortadan kaldırarak sanatın onu meydana getiren dusunce ile bağlantısını one cıkarmaya calısmıstır. Eserlerinde yazı ve dil kullanmıstır.

“Kosuth’a gore, sanatsal olsun ya da olmasın dunyadaki tum nesnelerin
onemleri estetik dusunce acısından esittir. Cağdas sanat arenasındaki bir nesnenin estetik onemi demek, artık, estetik yargılarla iliskisi olmaması demektir. Estetik kaygılar bir nesnenin islevine ya da ‘varolus nedeni’ ne her zaman yabancıdır. Bir nesnenin ‘varolus nedeni’ kesinlikle estetik adına falan değildir. Kosuth, tamamen saf estetik bir nesnenin, dekoratif (suslemeci) olduğunu soyler”.
Sanatın islevini sorgulayan Kosuth estetik ve sanatı birbirinden ayırmıs savlarına dusunce ve dil kullanarak yanıt aramıstır. Kosuth “Sanatcı olmak, sanatın doğasına sorular sormaktır” demistir.
Kosuth sanatla ‘dil’i ortaya koyarken ve sorunsalların cozumune ‘dil’ ile
yanıt ararken aslında dusunsel yapımızı ve sorgulama bicimlerimizi etkilemek
istemis sanatın bicimsel gorunumunden sıyrılmasını istemistir. Kosuth’a gore sanat bicimsel bir anlatımla sınırlandırılmamalıdır. Bu yuzden onun yapıtları ve yapıtlarını sergileme bicimleri geleneksel sergi bicimlerinin dısında kalır.

“Görülen çalısma, Kavramsal Sanat’ı açıklayan genel bir sanat kavramıyla
tekil bir nesne olan sanat yapıtı arasındaki iliskiyi çözümlemeye açar. Bu nedenle sanat yapıtı bilmenin bir aracı olarak ele alınır. Sanat nesnesi “artistik pratiğin” değil kuramsal çalısmaların sonucunda yapılandırılır. Çalısmanın fotoğrafında görülen, aynı bir kavramı gösteren üç öğe, nesne, nesnenin fotoğrafı, nesnenin tanımını kaydeden bir yazıdır. Bu üç öğenin birbirleriyle iliskisi, bireysel bir yorumlamanınötesinde bir içerik tasır. Dilsel öğeler dile değgin olarak konumlandırılırlar.
Göstergelerle ifade edilen bir fotolojik önermedir. Dilsel öğe olarak yazı, bu
çalısmada, diğer öğelerin islevi neyse aynı üstlenir; aynı anlıksal ortak öğenin tasarımına isaret eder”.

Kosuth’un sözcük ve dilsel anlatımları kullandığı yapıtlarında ready-made
benzeri bir fonksiyonla karsılasırız. Sıradan sergileme ortamlarının dısına çıkarak göstergelerine afislerde, dergi gazete gibi yayınlarda, bina duvarlarında yer vermistir. Kullanılan sözcükler veya kavramlar dilin genel geçer özelliklerinden bağımsız bir soyutlamaya yakın biçimde kullanılmıstır.

Felsefeden ve felsefi düsünülerden etkilenen Kosuth, dil ve dilin mantığı ile
ilgilenen Analitik Felsefe’den de oldukça etkilenmistir. Kosuth’un böyle bir arayısa girmesinin esas sebeplerinden biri sanatın doğasının sorgulanması ve bunun da yeni öneriler getirilerek yapılabilecek olmasıydı.

 

Kaynak:

Ebru Susoy Simsek, Kavramsal sanatın resim sanatı tanımını  etkileyişi ve resim iş eğitiminde getireceği katkılar, Yüksek lisans Tezi.


JOSEPH KOSUT - KAVRAMSAL SANAT
©dilek birdinç kutzli 2012
Joseph Kosuth, Bir ve üç iskemle, 1965

Art as Idea, [Water], 1966.