DİLEK BİRDİNÇ KUTZLİ

 

______________________________________________________________________________________________________________________________
©dilek birdinç kutzli 2012

METONYMİE - METAFOR

 

METONYMİE'YE Türkçede ad değişimi "kinaye" , osmanlıca, "mecazı mürsel" diyoruz. Yani birini ötekinin adıyla anlatma.

Kompleks bir varlıĝın karekterini tanımlamak için kullanılan bir sözcük. Wikipedia’ya dayanarak, (Yunanca meta=sonra/sonra gelen ve onoma= isim) metonymie birbiriyle ilişkili iki sözcükten birini diĝerinin yerine kullanma, fakat bu kullanım da, benzerlik ilişkisinden çok aynı olma (bir kütle olma) ilişkisi önem taşıyor Örnegin biri metenomi yapıyorsa metefor yaparken yaptıĝımız gibi, nitelikleri transfer etmiyor, bunun yerine ilişkileri transfer etmiş oluyor. Yani yerine yeni bir anlam getirmiyor anlamı bütünlüyor. Örneĝin bir bütünü anlatırken onun küçük bir parçasını referans vererek bütünü olduĝu gibi ifade edebiliyor. Metonomi, algının ve kavramanın temel karakterini oluşturuyor, çoĝunlukla yapıldıĝı gibi, bir olguyu anlatmaya çalışırken uzun açıklamalar yapmak yerine, basit bir örnekle metonomi yaparak algılanması kolay bir hale sokuyor, örneĝin;  kalem kılıçtan keskindir metonomisi anlatlmak istenen özü herkesin kolaylıkla algılayabileceĝi bir sadeliĝe indirgiyor.

METAFOR Fransızca kökenli. Gene Wikipedia’ya dayanarak, Antik Yunancada Taşıma (bir anlamı ötekine gönderme) demektir. Türkçe'de eğretileme diyoruz... Ya da eskilerin diliyle İstiare, mecaz, mecazi...

"Eğretileme (fr. metaphore, osm. istiare) her hangi bir şeyin ya da olayın karşılaştırılabileceği başka bir şeyden söz ederek betimlenmesine eğretileme denir. Aralarında eşdeğerlik ilişkisi kurulan anlamlı ögelerden birini öbürünün yerine kullanma. Bu kullanımda karşılaştırma yapacak gibi, -e benzer türü kelimeler kullanılmaz. Yaşamın ilkbaharı sözünde, “gençlik” çağını belirten ilkbahar eğretileme ürünüdür. Yanaklarındaki güller deyiminden anlaşılan “gülümseme”dir. Eğretileme kısaltılmış karşılaştırmadır. Başarılı bir eğretileme, ögelerinin arasında hiçbir düzenin okunamamasını gerektirir ve (kökenlenmiş bir beti olan benzetmeye karşıt olarak) çok anlamlı zincirden bağlantıyı sağlayan her parçayı çıkarıp atar."

"Yabancı dil bilimi kaynaklarında metonymy başlığı ve Türkçe dil bilimi kaynaklarındaki mecaz-ı mürsel başlığı altında örnekler birbirinin aynıdır. Birinde “Washington rahatsız.” örneği yer alırken öbüründe “Ankara rahatsız.” örneği yer almıştır. Türkçede ise Aksan metonymy için ad aktarması, metaphor için ise deyim aktarmasını tercih etmiştir.
"Ancak ikisi arasında bir mantık farkı vardır. Metonymy bir kavramı kendisiyle doğrudan ilişkili olan bir kavramla anlatma yoludur. Bu ifade tarzında, kelime ile onun temsil ettiği varlık arasında tabii ve daimi bir parça-bütün ilişkisi yoktur. Mesela bir Türkiye Cumhurbaşkanı için kullanılan Çankaya ifadesinde de metonymy vardır; çünkü Çankaya, söz konusu kişi için geçici bir mekândır."

Kaynak: DİL BİLİMİ KAYNAKLARINDA EDEBÎ SANATLARIN KULLANIMI - Ahmet BENZER

Metonomi ile metafor arasındaki ayırım önem taşımakta, örneĝin ekmek parası derken insanı geçindirecek iş, kazanç anlamaktayız, ekmek parası metonomi, ayakkabımı bir ekmek parasına aldım derken, ayakkabımı çok ucuza aldım demek istemekteyiz, buradaki anlam transferi ise metafor olmaktadır.